|
Eski çağlarda Hellespontos ve Dardanel olarak anılan Çanakkale M.Ö. 3000 yılından beri yerleşim alanı
niteliğini korumuştur. Erken Bronz Dönemi’nden bu yana önemli bir yerleşim
merkezi olan Çanakkale; Çanakkale Boğazı sayesinde Anadolu ile Avrupa ve Akdeniz
ile Karadeniz arasındaki bağlantıyı sağlayan iki geçit bölgesinden biridir.
İlimiz , Çanakkale Boğazı, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, Troia Antik kenti, Assos, ve Mitoloji'de
ilk güzellik yarışmasının yapıldığı Kaz dağları gibi gerek ülkemiz gerekse tüm insanlık için büyük önem taşıyan
değerleri sınırları içinde bulundurmaktadır.
Bu değerler Çanakkale’nin neden tarih ve turizm kenti diye anıldığını açıklamak için yeterlidir. Ancak
bir tarih ve turizm kenti olarak Çanakkale kendini tanıtmakta sıkıntı
çekmektedir. Değerlerimizin bilhassa yurtdışında daha iyi anlatılması ve
tanıtılması zorunludur.
İlimizin sanayi ve ticaret yaşamına bakıldığında ise maalesef tarihsel
değerlerinin ona yüklediği görkem ve heybet kaybolmaktadır. Tarıma dayalı sanayinin
ağırlıklı olduğu bir yapıya sahip olan kent , büyük bir potansiyele sahip
olmasına rağmen, birkaç istisnanın dışında, büyük sanayi kuruluşlarına sahip değildir.
Bu tür kuruluşların varolabilmesi için en önemli koşul olan sağlıklı ulaşım
kanalları halen sağlanamamıştır.
Aynı şekilde turizm potansiyelimizin de çok büyük olduğu şüphe
götürmemektedir, ancak bizleri ziyaret etmeyi arzulayan turistleri ilimize
hangi ulaşım kanalları ile getirebileceğimiz konusunda derin endişeler
taşımaktayız.
Çanakkale ili'nin çevre illerle ulaşımı karayolu ile olmaktadır. Karayolu
ile İstanbul-Çanakkale 310 km, Bursa - Çanakkale 260 km, İzmir - Çanakkale 320
km'dir. İlimizde bir hava alanımızın bulunmasına rağmen hava ulaşımı
bulunmamaktadır. Özel havayolu firmalarının uçuşlara başlaması ile gelişen ve oldukça ekonomik hale gelen hava
ulaşımı ne yazıktır ki halen ilimize uğramamıştır.
Bir boğaz geçiş noktası olan Çanakkale henüz yeterli deniz ulaşımına da sahip
değildir. Bu yıl faaliyete geçen Kepez Limanı bu konudaki umutlarımızı
arttırmış olsa da yeterli olmayacağı endişemiz sürmektedir.
Her şeyden önce boğazın iki yakası arasındaki yoğun trafik akışını halen
feribot seferleriyle sağlıyor olmamız beklide sorunumuzun temelini teşkil
etmektedir. İstanbul ili trafik sorunun kısa vadede ancak Çanakkale Boğaz geçişi ile mümkün
olabileceği bizzat İstanbul Büyük Şehir Belediyesince de dile getirilmektedir.
Çanakkale Boğazının bir an önce iki yakasının bir araya getirilmesi zorunludur.
Bu bağlantının bir boğaz köprüsü vasıtası ile yada bir tüp geçit şeklinde olması şüphesiz ki konunun uzmanları
tarafından belirlenecektir. Ancak içinde bulunduğumuz coğrafyanın ulaşım ağında
Çanakkale boğaz geçişi artık bir elzemdir.
Sorunların çözülebilmesi için bir kente öncelikle ulaşabilmek
gerekmektedir. Çanakkale ulaşılması en zor il olma özelliğini maalesef bir
türlü sırtından atamamıştır. Bir an önce Çanakkale Boğaz geçişi ile ilgili
ciddi çalışmalar yapılmalı, İstanbul ile İzmir arasında karşılıklı sefer
yapacak olan deniz ulaşım araçlarının ilimizde durması sağlanmalı ,mevcut
karayolları iyileştirilmeli,ve özel havayolu firmalarının ilimize seferleri
başlatması sağlanmalıdır. Gerek sanayi ve ticari gelişim gerekse turizm
konularındaki sorunlarımızın çözümünün buna bağlı olduğuna inanıyoruz.
Çanakkale ili tarihi eserleri, doğal
güzellikleri ile önemli bir kültür turizm potansiyeline sahiptir.
Çanakkale savaşlarının en kanlı muharebelerinin cereyan
ettiği ,çok sayıda şehitlik ,anıt ve mezarlıkların bulunduğu Gelibolu
Yarımadası Tarihi Milli Parkı,Troya ,Assos gibi eski uygarlık merkezlerinin
beşiği olan ilimiz iç ve dış turizmde önemli bir yer almaktadır.
Çanakkale Merkezinde Arkeoloji Müzesi, Nusret Mayın
Gemisi ve Deniz Müzesi, Piri Reis Müzesi,Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli
Park'ındaki Şehitler Abidesi Müzesi Kabatepe Tanıtma Merkezi ve Çamyayla
Atatürk Evi bulunmaktadır.
|